Milletlerarası Aile Hukuku & Lahey Rehberi

Uluslararası Çocuk Kaçırma ve 1980 Lahey Sözleşmesi Çocuk İadesi Davası

5717 sayılı Kanun, 1980 ve 1996 Lahey Sözleşmeleri ile Anayasa Mahkemesi / Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihatları ışığında; gurbetçi ve çok uluslu ailelerde haksız alıkoyma, mutad meskene iade, m. 13 ağır risk savunmaları ve ADM çocuk teslimi usulü.

Av. Beytullah Topaktaş (Nevşehir Barosu)
13 dk okuma
385Okunma
Mevzuat & İçtihat Kontrollü

Temel Kural: Lahey İade Davası Bir Velayet Davası Değildir (5717 s. Kanun m. 12 & Lahey m. 19)

Avrupa'da (Almanya, Hollanda, Fransa, Avusturya, Belçika, İsviçre, İngiltere) yaşayan gurbetçi ailelerde ve çok uluslu evliliklerde en sık karşılaşılan kriz; müşterek çocuğun diğer ebeveynin rızası dışında Türkiye'ye (veya yabancı bir ülkeye) götürülmesi ya da yaz tatili süresi bittiği halde geri gönderilmeyerek alıkonulmasıdır. 25 Ekim 1980 tarihli Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi (RG: 27.01.1995 - 22184) ve 5717 sayılı Kanun uyarınca açılan iade davasında mahkeme velayetin kime verileceğine karar vermez; 16 yaşından küçük çocuğu, velayet esasına karar verecek asıl yetkili makama yani mutad mesken (alışılmış yaşam merkezi) devletine derhal geri döndürmeyi amaçlar.

1. 1980 Lahey Sözleşmesi ve 5717 Sayılı Kanun'un 4 Uygulama Şartı

Uluslararası çocuk iadesi mekanizmasının işletilebilmesi için aşağıdaki dört maddi koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur:

Şart 1 — Sözleşme m. 4

Taraf Devlet ve 16 Yaş Sınırı

Hem çocuğun mutad meskeninin bulunduğu devletin hem de götürüldüğü/alıkonulduğu devletin 1980 Lahey Sözleşmesi'ne taraf olması ve çocuğun 16 yaşını doldurmamış olması şarttır. Yargılama devam ederken dahi çocuk 16 yaşını doldurursa Sözleşmenin uygulanma kabiliyeti sona erer.

Şart 2 — Hayat Merkezi

Mutad Mesken (Habitual Residence)

Vatandaşlık veya nüfus kaydı değil; çocuğun kaçırılmadan hemen önce sosyal, ailevi ve okul çevresinin odaklandığı fiili hayat merkezi esas alınır. Çocuğu Türkiye'ye getiren ebeveynin burada işe girmesi veya çocuğu okula yazdırması mutad meskeni tek taraflı olarak değiştirmez.

Şart 3 — Sözleşme m. 3

Haksız Götürme veya Haksız Alıkoyma

Çocuğun izinsiz sınır dışına çıkarılması haksız götürme; tatil veya ziyaret için diğer ebeveynin rızasıyla Türkiye'ye getirildikten sonra izin süresinin bitiminde geri gönderilmemesi ise haksız alıkoyma sayılır (Yargıtay 2. HD, E. 2017/3148, K. 2017/8123).

Şart 4 — Sözleşme m. 3 & m. 5

Koruma / Velayet Hakkı ve Ne Exeat Şerhi

İade davası yalnızca mutad mesken hukukuna göre çocuğun yerleşim yerini belirleme (velayet/koruma) hakkı ihlal edilen ebeveynce açılabilir. Velayet tek başına bir ebeveynde olsa bile, diğer ebeveynin ülke dışına çıkışa onay/veto hakkı (ne exeat şerhi) varsa bu hak da Lahey m. 5/a kapsamında koruma hakkı sayılır.

2. Başvuru Kanalları ve 5717 Sayılı Kanun'un Keskin Usul Kuralları

Çocuğu Türkiye'ye kaçırılan veya tatil sonrası Türkiye'de haksız alıkonulan ebeveyn, iade sürecini iki alternatif kanaldan başlatabilir:

1. Merkezi Makam (Adalet Bakanlığı) Kanalı

Yurt dışındaki ebeveyn kendi ülkesinin Merkezi Makamına veya doğrudan Türkiye'de Merkezi Makam olan T.C. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne başvurur. Bakanlık dosyayı çocuğun bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığına iletir ve Cumhuriyet Savcısı 5717 s. Kanun m. 7 uyarınca Aile Mahkemesinde iade davasını açar.

2. Doğrudan Aile Mahkemesinde Dava (Lahey m. 29)

Uluslararası bürokratik yazışma ve tercüme sürelerini beklememek adına en hızlı yöntem; hak sahibi ebeveynin Türkiye'deki bir avukata vekâlet vererek Lahey Sözleşmesi m. 29 uyarınca doğrudan görevli ve yetkili Aile Mahkemesinde iade davası açması ve 5717 s. Kanun m. 24 kapsamında derhal yurt dışına çıkış tedbiri aldırmasıdır.

5717 Sayılı Kanun Uyarınca Yargılama ve "Bekletici Mesele" Koruması

  • Görevli ve Yetkili Mahkeme (5717 s. K. m. 6): Görevli mahkeme Aile Mahkemesi (müstakil Aile Mahkemesi bulunmayan ilçelerde Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi); yetkili mahkeme ise başvuru sırasında çocuğun hâlen oturduğu veya koruma altına alındığı yer mahkemesidir.
  • Basit Yargılama ve Adli Tatilde Görülme (m. 8, m. 9, m. 16): Hâkim öncelikle sulh teşvikinde bulunur (m. 8). Davalar basit yargılama usulüne tabidir, öncelikle ve acele görülür (m. 9); adli tatilde dahi devam eder ve süre uzatımı uygulanmaz (m. 16).
  • Türkiye'de Açılan Boşanma/Velayet Davası İadeyi Durdurmaz (m. 12, m. 13, m. 14, m. 15): Çocuğu Türkiye'ye getiren eşin hemen Türkiye'de boşanma ve velayet davası açması iade sürecini engellemez. 5717 s. Kanun m. 14 uyarınca Türkiye'deki velayet davası iade davası sonuçlanıncaya kadar bekletilir; davalar birleştirilmişse m. 15 uyarınca derhal ayrılır ve önce iade davası karara bağlanır.
  • Önleyici Çıkış Yasağı Tedbiri (m. 24): Yargılama sonuçlanıncaya kadar çocuğun üçüncü bir ülkeye kaçırılmasını önlemek amacıyla mahkeme re'sen veya talep üzerine çocuğun yurt dışına çıkışının geçici olarak durdurulmasına hükmeder.

3. Bir Yıllık Kritik Süre (Lahey m. 12) ve İadenin Reddi Sebepleri (m. 13 & m. 20)

1980 Lahey Sözleşmesi'nde asıl kural çocuğun derhal iadesi, istisna ise iadenin reddidir. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun emsal Marcus Frank Cerny Başvurusu (B. No: 2013/5126, T. 02.07.2015, RG: 12.08.2015 - 29443) kararında vurgulandığı üzere; derece mahkemeleri Sözleşmedeki ret istisnalarını dar yorumlamak, ispat yükünü iadeye karşı çıkan tarafa yüklemek ve soyut gerekçelerle iadeyi reddetmemek zorundadır:

A. 1 Yıllık Süre ve Yeni Çevreye Uyum Savunması (Sözleşme m. 12)

Haksız götürme veya alıkoyma tarihinden itibaren 1 yıl dolmadan adli veya idari makama başvurulmuşsa, çocuğun yeni çevreye alışıp alışmadığı incelenmeksizin derhal iadeye karar verilir. Başvuru 1 yıl geçtikten sonra yapılmışsa, çocuğun yeni çevresine uyum sağladığı (yerleştiği) somut delillerle kanıtlanırsa iade reddedilebilir.

B. Önceden Rıza, Sonradan İcazet veya Koruma Hakkını Kullanmama (Sözleşme m. 13/1-a)

İade talep eden ebeveynin kaçırma/alıkoyma tarihinde velayet hakkını fiilen kullanmadığı ya da çocuğun Türkiye'ye yerleşmesine önceden açık/örtülü rıza gösterdiği (örneğin süresiz genel muvafakatname verdiği veya okul kaydını bizzat onayladığı) yahut sonradan icazet verdiği ispatlanırsa iade reddedilebilir.

C. Ağır Fiziki veya Psikolojik Tehlike / Katlanılamaz Durum (Sözleşme m. 13/1-b)

Uygulamada en sık ileri sürülen savunmadır. Çocuğun geri dönmesinin onu fiziki veya psikolojik bir tehlikeye maruz bırakacağı ya da müsamaha edilemeyecek (katlanılamaz) bir duruma düşüreceği konusunda ciddi bir risk varsa iade reddedilebilir. Salt çocuğun yaşının küçük olması veya anneye bağımlılığı tek başına otomatik ret sebebi değildir (Sözleşme gerektiğinde ebeveynin çocukla birlikte mutad mesken ülkesine dönmesini varsayar). Buna karşılık ağır aile içi şiddet, istismar veya madde bağımlılığı resmi kolluk/hastane/sosyal hizmet belgeleriyle (Sözleşme m. 13/son) ve uzman SİR raporuyla somutlaştırılırsa ret kararı verilebilir.

D. İdrak Çağındaki Çocuğun İtirazı (m. 13/2) ve İnsan Hakları İstisnası (m. 20)

Yeterli yaş ve olgunluğa (idrak çağına) erişmiş çocuğun, uzman/pedagog eşliğinde alınan bağımsız beyanında geri dönmeye karşı çıkması (m. 13/2) veya iadenin Türkiye'nin insan hakları ve temel hürriyetlere ilişkin ilkelerine açıkça aykırı düşmesi (m. 20) halinde de iade talebi reddedilebilmektedir.

4. Kesinleşen İade Kararının İcrası: İcra Dairesi Değil, Adli Destek Müdürlüğü (5717 s. K. m. 18 & 5395 s. ÇKK)

7343 sayılı Kanun reformuyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'ndaki çocuk teslimi maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. Güncel hukukumuzda kesinleşen (5717 s. K. m. 17) uluslararası çocuk iadesi ilamları kesinlikle icra dairesine konulmaz; Adalet Bakanlığı bünyesindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri (ADM) tarafından psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar marifetiyle yürütülür.

• Teslim Emri Tebliği Beklenmez (5717 s. K. m. 18 Kritik Farkı): Olağan yurt içi çocuk teslimlerinde (5395 s. K. m. 41/B) karşı tarafa önce teslim emri tebliğ edilip süre beklenirken; 5717 sayılı Kanun m. 18 hükmü uyarınca uluslararası çocuk iadesi ilamları teslim emri tebliğ edilmeksizin doğrudan yerine getirilir.

• Gizlenen Yerlerin Açtırılması ve Kolluk Yardımı (m. 19/2, m. 20, m. 23): Çocuk başvuru sahibi ebeveynin veya yetkili kıldığı kişinin huzurunda uygun teslim mekânlarında teslim edilir (m. 23). Çocuğun saklanması halinde bulunabileceği yerler derhal gösterilmek zorundadır, gerektiğinde zorla açtırılır (m. 19/2) ve kolluk kuvvetleri müdürlüğün yazılı talebini derhal yerine getirir (m. 20).

• Disiplin Hapsi ve Harç Muafiyeti (m. 25, m. 27 & 5395 s. K. m. 41/F, 41/H): Teslim yükümlülüğüne aykırı hareket eden veya çocuğu kaçıranlar hakkında disiplin hapsi uygulanır. Ayrıca 5717 s. Kanun m. 27 ve 5395 s. Kanun m. 41/H uyarınca dava ve teslim işlemleri tüm harçlardan muaftır (dönüş seyahat giderleri m. 23 kapsamında karşılanır).

5. Yabancı Mahkeme Velayet Kararlarının Türkiye'de Geçerliliği: 1996 Lahey Sözleşmesi ve MÖHUK Farkı

1980 Lahey Sözleşmesi yalnızca çocuğun acil iadesini düzenlerken; 6707 sayılı Kanun ile uygun bulunan ve Türkiye bakımından 1 Şubat 2017 tarihinde yürürlüğe giren 1996 tarihli Lahey Velayet Sorumluluğu Sözleşmesi yabancı velayet ve koruma kararlarının tanınması ile tenfizini düzenler:

Değerlendirme Kriteri1996 Lahey Sözleşmesi'ne Taraf Ülkeler (Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya, Belçika, İsviçre, İngiltere vb.)1996 Sözleşmesi Yürürlükte Olmayan Ülkeler (Örn. ABD, Kanada, İran vb.)
Uygulanacak Mevzuat5718 s. MÖHUK m. 1/2 milletlerarası sözleşme önceliği gereği 1996 Lahey Sözleşmesi5718 sayılı MÖHUK m. 50–59 (genel tanıma ve tenfiz hükümleri)
Tanıma (Recognition)Taraf devlet makamının aldığı velayet/ortak velayet kararı diğer taraf devletlerde kanun gereği kendiliğinden tanınır (ihtilafta tespit istenebilir)Yabancı velayet ilamının Türkiye'de kesin hüküm doğurması için Türk Aile Mahkemesinde Tanıma Davası (MÖHUK m. 58) açılması şarttır
Cebri İcra / TenfizÇocuk teslimi veya kişisel ilişki icrası gerektiğinde Sözleşme kapsamında basitleştirilmiş ve hızlı tenfiz usulüKesinleşme, savunma hakkı ve kamu düzeni denetimini içeren klasik Tenfiz Davası (MÖHUK m. 50–57)
T.C. Konsolosluğunda Pasaport (5682 s. K. m. 17/E)Kararın verildiği ülkedeki T.C. dış temsilciliğinde yapılan pasaport başvurusunda tanıma beklenmeden kabul edilir5682 s. Kanun m. 17/E uyarınca kararın verildiği ülkedeki T.C. dış temsilciliğindeki pasaport başvurusunda kabul edilebilir
Gurbetçi & Çok Uluslu Aile Uyuşmazlıkları

Nevşehir, Kapadokya ve Orta Anadolu'da Sınır Ötesi Aile Hukuku

Avrupa'da ikamet eden Nevşehirli gurbetçi ailelerin yaz tatili dönüşü yaşadığı alıkoyma uyuşmazlıkları ile Kapadokya bölgesindeki çok uluslu evliliklerden doğan sınır ötesi velayet, tanıma/tenfiz ve pasaport/vize izin süreçleri birbiriyle doğrudan bağlantılıdır:

Lahey Çocuk İadesi Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1980 Lahey Sözleşmesi, 5717 sayılı Kanun ve uluslararası çocuk teslimi süreçleri hakkında en sık sorulan sorular:

Sıkça Sorulan Sorular

Yaz tatili için Almanya, Hollanda veya Fransa'dan Türkiye'ye getirilen çocuk geri gönderilmezse ne yapılır?
Çocuğun diğer ebeveynin rızasıyla yaz tatili için Türkiye'ye getirilmesinin ardından, kararlaştırılan izin süresinin bitiminde yaşadığı ülkeye (mutad meskenine) geri döndürülmemesi 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi m. 3 kapsamında 'haksız alıkoyma' (wrongful retention) oluşturur (Yargıtay 2. HD, E. 2017/3148, K. 2017/8123). Koruma/velayet hakkı ihlal edilen ebeveyn, T.C. Adalet Bakanlığı Merkezi Makamı aracılığıyla veya zaman kaybetmemek adına Lahey m. 29 uyarınca Türkiye'deki bir avukata vekâlet vererek doğrudan görevli Aile Mahkemesinde uluslararası çocuk iadesi davası açabilir.
Lahey çocuk iadesi davasında yaş sınırı ve 1 yıllık başvuru süresi ne anlama gelir?
1980 Lahey Sözleşmesi m. 4 uyarınca Sözleşme yalnızca 16 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında uygulanır; yargılama sırasında dahi çocuk 16 yaşını doldurursa Sözleşmenin uygulanma kabiliyeti sona erer. Süre bakımından ise Lahey m. 12 kritik bir ayrım yapar: Kaçırma veya haksız alıkoyma tarihinden itibaren 1 yıl geçmeden başvuru yapılırsa, mahkeme çocuğun yeni çevreye uyum sağlayıp sağlamadığını tartışmaksızın derhal iadeye karar verir. Başvuru 1 yıl geçtikten sonra yapılmışsa, çocuğun yeni ortamına yerleştiği ispatlanırsa iade reddedilebilir.
Lahey çocuk iadesi davasına bakan Türk Aile Mahkemesi velayeti kime verir?
Lahey çocuk iadesi davası bir velayet davası değildir. 1980 Lahey Sözleşmesi m. 16 ve m. 19 ile 5717 sayılı Kanun m. 12/1 uyarınca, çocuğun iadesine karar veren Türk Aile Mahkemesi velayetin esasına karar veremez. Hatta çocuğu Türkiye'ye getiren ebeveyn Türkiye'de boşanma ve velayet davası açmış olsa dahi, 5717 sayılı Kanun m. 14 gereğince velayet davası bekletici mesele yapılır ve birleştirilmişse m. 15 uyarınca ayrılarak önce iade davası karara bağlanır.
Eşim şiddet uyguladığı için çocuğu alıp Türkiye'ye döndüm; çocuk yine de iade edilir mi?
1980 Lahey Sözleşmesi m. 13/1-b uyarınca; çocuğun geri dönmesinin onu fiziki veya psikolojik bir tehlikeye maruz bırakacağı ya da katlanılamaz bir duruma düşüreceği konusunda 'ciddi bir risk' bulunduğunun ispatlanması halinde mahkeme iade talebini reddedebilir. Ancak Anayasa Mahkemesi (Marcus Frank Cerny Başvurusu, B. No: 2013/5126) ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu istisnayı dar yorumlamaktadır; soyut beyanlar veya salt çocuğun yaş küçüklüğü yeterli sayılmaz, ağır riskin resmi polis/hastane/sığınma evi kayıtları ve uzman Sosyal İnceleme Raporu (SİR) ile somut olarak kanıtlanması gerekir.
İdrak çağındaki çocuk yurt dışına dönmek istemezse mahkeme iadeyi reddedebilir mi?
Evet. Lahey Sözleşmesi m. 13/2 uyarınca çocuğun görüşünün dikkate alınmasının uygun olacağı bir yaş ve olgunluk derecesine (idrak çağına) ulaşmış olması ve geri dönmeye karşı çıkması halinde mahkeme iade talebini reddedebilir. Bu değerlendirmede mahkeme, pedagog ve psikolog marifetiyle alınan Sosyal İnceleme Raporu (SİR) üzerinden çocuğun beyanının yanındaki ebeveynin telkin ve yönlendirmesiyle değil, kendi özgür ve bağımsız iradesiyle oluşup oluşmadığını denetler.
Velayet tek başına annedeyken annenin Türkiye'ye yerleşmesi halinde baba Lahey iade davası açabilir mi?
Lahey m. 3 ve m. 5, 'koruma/velayet hakkı' (rights of custody) ile 'kişisel ilişki hakkı' (rights of access) arasında keskin ayrım yapar. Çocuğun mutad mesken ülkesi hukukuna göre velayet münhasıran annede ise, babanın yalnızca görüşme (kişisel ilişki) hakkı varsa ve annenin ülke dışına çıkışını sınırlayan bir yasa veya mahkeme şerhi (ne exeat) bulunmuyorsa, baba çocuğun iadesini talep edemez; yalnızca Lahey m. 21 ve 5717 s. Kanun m. 11 kapsamında uluslararası şahsi ilişki düzenlenmesi isteyebilir. Ancak yabancı mahkeme kararında veya o ülke kanununda babanın ülke dışına çıkışa onay (ne exeat) hakkı mevcutsa, bu hak Lahey m. 5 kapsamında koruma hakkı sayılır ve iade davası açılabilir.
Kesinleşen uluslararası çocuk iadesi kararı icra dairesinden mi uygulanır?
Hayır. 7343 sayılı Kanun değişikliğiyle İcra ve İflas Kanunu'ndaki çocuk teslimi hükümleri tamamen yürürlükten kaldırılmıştır. 5717 sayılı Kanun m. 18 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 41/A-41/İ uyarınca kesinleşen uluslararası çocuk iadesi kararları kesinlikle icra dairesine verilmez; Adalet Bakanlığı bünyesindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri (ADM) tarafından harçsız olarak yürütülür. Üstelik genel çocuk tesliminden farklı olarak, uluslararası iade ilamlarında karşı tarafa ayrıca yeni bir teslim emri tebliğ edilmez (5717 s. K. m. 18) ve karar uzmanlar eşliğinde doğrudan uygulanır.
Almanya, Hollanda veya ABD mahkemesinin verdiği ortak velayet kararı Türkiye'de geçerli midir?
Kararın verildiği ülkenin Türkiye bakımından 01.02.2017 tarihinde yürürlüğe giren 1996 tarihli Lahey Velayet Sorumluluğu Sözleşmesi'ne (6707 s. Kanun) taraf olup olmamasına göre usul değişir. Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya, Belçika, İsviçre ve İngiltere gibi 1996 Sözleşmesi'ne taraf devletlerin velayet kararları Sözleşme uyarınca kanun gereği tanınır ve basitleştirilmiş tenfize tabidir; ABD veya Kanada gibi Sözleşmenin yürürlükte olmadığı ülke kararları içinse 5718 sayılı MÖHUK m. 50-59 uyarınca Türk Aile Mahkemesinde klasik tanıma/tenfiz davası açılması gerekir.

Yasal Uyarı: Bu makale; 1980 ve 1996 tarihli Lahey Sözleşmeleri, 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve Anayasa Mahkemesi / Yargıtay kararları çerçevesinde genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Uluslararası çocuk iadesi uyuşmazlıklarında 1 yıllık süre, çocuğun mutad mesken ülkesindeki velayet mevzuatı ve taraf devlet çekinceleri her dosyada ayrı teknik inceleme gerektirir. Hak kaybı yaşanmaması için yetkili bir aile hukuku avukatından hukuki destek alınması tavsiye edilir.

Uluslararası Çocuk İadesi (Lahey) ve Velayet Davalarında Hukuki Temsil

Yurt dışından Türkiye'ye getirilen veya alıkonulan çocukların iadesi, Lahey m. 13 savunmaları ve yabancı velayet kararlarının tanınması süreçleri için Nevşehir merkez ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.